ekolojik peyzaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ekolojik peyzaj etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Kasım 2017 Çarşamba




KIŞ BAHÇELERİNDE BİTKİ BAKIMI


İnsanlar yaşam kalitesini arttırmak için yaşadıkları her ortamda yeşile ve doğaya gereksinim duyarlar. Bu gereksinim iç mekânda bitki yetiştirme eğilimini ortaya çıkarır. Ancak iç mekân denilen bina içlerinde kısıtlı güneş ışınları nedeniyle birçok bitkinin yetiştirilmesi mümkün değildir. İnsanların yeşile ve doğaya olan özlemi kış bahçelerini ortaya çıkarmıştır. Kış bahçesi bir anlamda bitkileri evin içerisine davet etmektir.
Işığı direkt tepeden alan, bol ışıklı, yüksek tavanlı, içerisinde değişik tür bitkilerin yetişebileceği; ısıtması olan, sera şeklindeki odalar kış bahçesi olarak adlandırılmıştır. Kış bahçeleri, genelde oturma birimine ilave olarak düşünülmüş, ek birimler olabileceği gibi, oturma biriminin ortasında veya kopuk bir sera şeklinde olabilir. Kış bahçeleri yapımımda unutulmaması gereken en önemli noktalardan birisi havalandırmadır. Bitkilerin yaz aylarının sıcağından bunalmamaları için muhakkak havalandırma yapılmalıdır. Bir diğer unsur da kış bahçesi oturma birimiyle birleşikse, oturma biriminden en az bir kapıyla ayrılmasıdır. Bu bahçede mikro-klimanın sağlanması için önemlidir.
Bahçe içerisinde, yere dikim yapılacaksa, alt yapı hazırlanırken drenajı iyi yapılmalıdır. Dikim için taban yüzeyinde bitki parteri hazırlanabileceği gibi yükseltilmiş duvarlarla da bitki tarhı hazırlanabilir. Bunların haricinde yer dikimi yapmadan, sadece dekoratif saksılar içerisinde de bitkiler kullanılabilir. Kapalı alan içerisinde kullanılacak olan toprağın steril olmasına dikkat edilmelidir. Kış bahçesi içerisinde küçük süs havuzu yapılabilir. Küçük bir ayrıntı olmasına rağmen kış bahçesinde bir adet musluk bulundurmak çok işe yarayacaktır. Uygun ortam sağlandığı takdirde her bitkiyi kış bahçesinde yaşatmak mümkündür. Ancak bitki seçimine dikkat edilmesi gerekir. Hızlı büyüyen ve çok boylanabilen bitki türlerinden kaçınılmalıdır. Çocukların ve ev hayvanlarının bulunduğu ortamlarda, batıcı ve zehirli bitkiler tercih edilmemelidir. Bitki seçimde elbette kişisel tercihler öne çıkacaktır. Ancak etkili ve estetik bir görüntü elde edebilmek, bitkilerin birbiriyle uyumuna ve ortam isteklerine bağlıdır. Örneğin; nemli ortam isteyenlerle kurak ortam isteyenler, birlikte kullanılmamalıdır. Buradan yola çıkarak kış bahçelerinde kullanılabilecek bitkiler; Ilıman İklim Bitkileri, Nemli Tropik İklim Bitkileri, Kurak Tropik İklim Bitkileri olarak üç grupta incelenmiştir.


KIŞ BAHÇESİ ILIMAN İKLİM BİTKİLERİ
Bu kış bahçesinde, bahçe içi sıcaklığın 0 ˚C altına düşmeyecek şekilde ısıtma sistemi ayarlanır. Bitki tercihi yapılırken soğuğa dayanıklı bitkiler kullanılır. Bu bahçelerde görselliği artırmak ve tropik etki yaratmak için geniş yapraklı bitkiler ve kışın sıcaklık istemeyen palmiye türleri kullanılabilir. Ilıman iklim kış bahçesinde kullanılabilecek bazı bitki türleri;
Fatsia japonica (Salon Aralyası), Musa ornata (Süs Muzu), yaprak ayalarının büyük olması nedeniyle tropik etki yaratmak için kullanılabilecek önemli türlerdendir.Şamadora türleri iç mekân ve kış bahçelerine en uygun palmiyelerdir. Gölge ortam isterler, üzerlerine direkt güneş ışını geldiği takdirde yaprakları yanar. Chamaedorea microspadix (Küçük Çiçek Saplı Şamadora)  ve Chamaedorea radicalis (Gövdesiz Şamadora), şamadora ailesinin dona dayanıklı iki türüdür.

Livistona chinensis (Çin Livistonası), ülkemizde fazla bilinmemesine rağmen, büyük, parlak yeşil yaprakları ve çok yavaş büyümesi nedeni ile Avrupa da sıklıkla kullanılan bir kış bahçesi bitkisidir. Rhapis excelsa (Salon Palmiyesi) gölge ve az ışığa dayanıklılığı nedeni ile iç mekânda seçilebilecek en güzel palmiyelerdendir. Parçacıklı yaprakları ve kardeşli yapısıyla güzel bir görünüme sahip olan bu palmiye yavaş büyür.
Cycas revoluta (Japon Sikası), kış bahçelerinde yetiştirilmeye uygun son derece alımlı fosil bitkilerdir.
Yucca guatemalensis (Fil Ayaklı Yukka), ülkemizde İç Mekân Yukkası olarak da bilinen, yumuşak yapraklı, dikenleri olmayan bu bitki gösterişli gövdesi ve geniş kaidesi ile kış bahçesine uygun bir türdür.
Ruscus hypoglossum (At Dili Bitkisi), Aspidistra elatior (Salon Yaprağı), fazla boylanmayan, sert ve geniş yapraklı, iç mekâna son derece uygun bitkilerdir.
Phormium tenax variegata (Alacalı Formiyum), Nandina domestica(Cennet Bambusu), Acuba japonica (Akuba), Alternanthera dentata ruby (Kırmızı Alternantera), Ficus repens variegata (Alacalı Yayılıcı Bodur Kauçuk) renkli yapraklarının sayesinde ortamı tek düzelikten kurtarırlar.

17 Ekim 2017 Salı

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE EKOLOJİ





KENTSEL DÖNÜŞÜMDE EKOLOJİ

Avrupa kentsel şartında da görüldüğü üzere kentlerde doğal kaynakların korunması, yaşam alanlarının sağlıklaştırılması ve insan-doğa etkileşimine elverişli alanların oluşturulması konuları özellikle vurgulanmıştır. Kentsel dönüşümün başlıca odaklarından biri kent ekosistemi olmalıdır. İnsan, flora, fauna ve tüm çevresel öğeler kent ekosistemini oluşturan dinamiklerdir. Bu dinamikler kendi aralarında olduğu kadar kent ile de etkileşim içindedir. Doğal ekosistemlerin aksine kent ekosisteminde insan faktörü baskın rol oynamaktadır. Kentsel dönüşüm, geçmişte yapılan ekolojik yönden hatalı mekansal planlamanın telafisi için de fırsattır.

Ekolojinin “en uygun çözümü doğa bulmuştur” şeklinde bir kuralı vardır. Doğayı taklit etmek, ekolojik tasarımda başarılı olmanın en etkili yoludur. Eko-yapılar gibi modern ekolojk tasarım modelleri aslında geleneksel mimarinin taklidi niteliğindedir. Günümüzde teknoloji ve sanayinin imkanlarından faydalanılarak oluşturulmaya çalışılan, enerji etkinliği, biyo-konfor ve doğal kaynak koruma hedefleri, aslında geleneksel mimaride doğal yöntemler ile çözülmüş hususlardır. Örneğin, yapı çevresinde ekolojk peyzaj tasarımı ile doğal yöntemler kullanılarak yapıların enerji tüketimi ve ekolojik baskıları azaltılabilmektedir.

EKOLOJİK PEYZAJ TASARIMI

Ekolojik peyzaj tasarımı, kentlerin daha yaşanabilir yerler haline gelmesi, enerji kullanımının minimize edilmesi, minimum kaynak kullanımı ile maksimum fayda elde edilmesi açısından önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Kentsel peyzajın en küçük ölçeği olan yapı ve çevresinde yapılacak ekolojik peyzaj tasarımı, yapıların kent ekosistemi üzerindeki çevre zararlarını tolere edebilir. Örneğin, biyo konforun yapay yollarla sağlanması yerine bitkisel tasarım ile iklim kontrolü sağlanarak klima kullanımı azaltılabilir. Atık sular dönüştürülebilir ve yüzey akış suları ekosisteme kazandırılabilir. Kent bütününde de aynı mantık ile ekolojik çözümler üretilebilir. En başta da bahsettiğim gibi kentsel dönüşüm ancak kentin bütününde ele alındığında ekolojik açıdan başarıya ulaşabilir.