otomatik sulama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
otomatik sulama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2018 Pazartesi







KÜRESEL ISINMA VE SU SORUNU




Dünyadaki suyun, kimine göre yüzde 97’si, kimine göre ise yüzde 97,5’i tuzlu sulardan oluşmaktadır. Geriye klan yüzde 2,5–3 gibi bir kısım ise, tatlı sudur.
Bu tatlı suyun yüzde 68,3’ü buzullar ve buz dağlarından oluşmaktadır. Yeraltı sularıysa yüzde 31,4 tür. Yani yeryüzündeki su, tatlı suların sadece 0,3 gibi küçük bir kısmını oluşturmaktadır. Bunun da yüzde 87’si göllerde, yüzde 11’i bataklıklardadır. Nehirlerdeki suyun miktarı ise sadece yüzde 2’dir. Uzaydan bakınca suküre gibi görünen dünyamızın içilebilir ve kullanılabilir su konusundaki durumu budur.
Bugün dünyamızda suyla ilgili olarak şöyle bir tablo daha görmekteyiz.
·           Dünyanın yüzde 20’si yeterli su hizmeti alamıyor.
·           Bir milyardan fazla insan içecek yeterli temiz su bulamıyor.
·           2,5 milyardan fazla insan su kaynaklı hastalıklara karşı korunamadığı için, her gün 10 bin ila 20 bin çocuk ölüyor. Aslında bu ölümler önlenebilir durumda.
·           Latin Amerika, Afrika ve Asya’da kolera salgınları yaygın durumdadır. Hindistan’da ise, insanlar arsenik karışmış su içiyorlar.
·           Sulamada kullanılan su, dünyada kullanılan tatlı suyun yüzde 73’üdür.
·            2010 yılında sulanan tarım alanının 290 milyon hektar, 2050 yılında ise 330 milyon hektar olacağı hesaplanmaktadır. Dünyada işlenebilir toplam arazi ise, 3,2 milyar hektar civarındadır. Şu an kişi başına düşen tarım arazisi 0,23 hektar iken, bu miktar 2050 yılında nüfus artışından ötürü 0,15 hektar düşecektir.Şimdi ülkemizde suyun durumuna kısaca bir göz atacak olursak, karşımıza şöyle bir tablo çıkmaktadır.
·           Ülkemizde kişi başına düşen yıllık su miktarı 1830 metre küptür. Bu miktarın, 20 yıl sonra, 980 metre küpe ineceği öngörülmektedir. Şu an dünya ortalamasıysa, 7600 metre küptür.
·           Yenilenebilir su potansiyelimiz 234 milyar m3 tür. Bunun 41 milyar m3 ü yeraltı suyu, 193 milyar m3’ü de yerüstü sularından oluşmaktadır. Ekonomik anlamda tüketilebilecek yer altı ve yerüstü suyumuzun miktarı ise, 110 milyar m3 olarak tahmin edilmektedir.
·           Suyun yüzde 72’si tarımda, yüzde 18’i konutlarda, yüzde 10’u ise sanayide kullanılmaktadır.
·           Tarımda uygulanan sulama sisteminin yüzde 88’i ilkel bir yöntem olan “salma” yöntemidir. Oysa damla yöntemiyle en az yüzde 70–80 arası tasarruf sağlanmaktadır.
·           Son 40 yılda, sulak alanlarımızın yarısını kurutmuş durumdayız. Bu kuruma ya da kurutma işi hâlâ devam etmektedir.
·           Nehirlerimiz, göllerimiz, su havzalarımız ve yeraltı sularımız hızla kirletilmektedir.
·           Topraklarımızın 25,8 milyon hektarlık kısmı sulanabilir arazilerden oluşmaktadır. Ekonomik olarak sulanabilir arazi ise, 8,5 milyon hektardır. Şu an, bunun da 4,9 milyon hektarlık kısmı sulamaya açılmış durumdadır.
·           Dünyada sulanabilir araziler tarım yapılan arazilerin yüzde 17’sini oluşturmasına karşın, bitkisel üretimin yüzde 40’ı bu alanlardan elde edilmektedir.
Yukarıdaki tabloya baktığımızda, asıl sorunun, “Ayşe teyze”nin banyo yapması ya da bulaşığını bol su ile durulaması olmadığı ve olamayacağı net olarak anlaşılacaktır. Asıl sorun, suyun kirletilmesidir. Öncelikle su havzalarının korunması gerekiyor. Bunun için su havzalarında eğer tarımsal faaliyetler yapılacaksa, bu uygulamaların kirletici olmamasına, özellikle bu havzalarda hiçbir yapılaşmaya izin verilmemesine dikkat etmek gerekmektedir. Ancak bu şekilde yeraltı ve yerüstü sularımızın kirletilmesinin önüne geçilmesi mümkün olacaktır. Tarımda kullanılan suyun daha etkin kullanımı için; sulama yöntemlerinin damla yöntemine dönüştürülmesi gerekmektedir. Şehir sularının şebeke kayıp ve kaçaklarının yüzde 40’lardan, olması gereken en az düzeye indirilmesi gerekmektedir. İşte bütün bunlar yapıldıktan sonra, sıra, dişlerimizi fırçalarken ne kadar su tüketeceğimize, ya da daha az su kullanmamızı sağlayan tuvaletler kullanmamız konusuna da gelecektir.
Diğer yandan, su bedelleri oldukça yüksek olduğu için, dar gelirli insanlar zaten tasarruf yapmaktadırlar. Nerede görülmüş halkımızın küvetleri sıcak suyla doldurup köpüklü banyo yaptığı? İnsanlarımızın çoğu bu tür sahneleri ancak filmlerde görmektedirler. Yani kimse merak etmesin, halkımız çok iyi tasarruf etmektedir. Aynı şekilde, elektriği, yakıtı ve telefonu da idareli kullanmaktadır halkımız. Zaten öyle olmasa, su, elektrik, telefon faturaları ödenemeyeceği için ilgili şirketlerce kesilir ve yüzde yüz ‘tasarruf’ sağlanmış olur.

9 Ocak 2018 Salı




PEYZAJ UYGULAMALARINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Peyzaj tasarımı uygulamalarında karşılaşılan sorunlar başlıca üç ana nedene dayanmaktadır: Eğitim programlarının farklılığı, Peyzaj Mimarının niteliği, meslek odasının yeterli yasal güce sahip olmaması. Ülkemizde Peyzaj Mimarlığı eğitimi veren üniversitelerin eğitim programlarının farklılığı, peyzaj mimarları arasında kavram karmaşasına ve farklı tasarım anlayışlarına neden olmaktadır. Söz konusu üniversitelerin eğitim politikalarının, sektörel gelişimi sürekli takip ederek mesleki süreç içerisinde yenilenmeye açık olma ihtiyaçları vardır. Ancak bu şekilde mesleki eğitimini tamamlayan peyzaj mimarı, çalışma hayatını oluşturan piyasaya kolay adapte olarak mümkün olduğunca az hata ile mesleğini icra edebilecektir. Genellikle mesleğin planlama değil sadece tasarım ölçeğinde hizmet verebilen peyzaj mimarı, ulusal ve uluslararası standartlara uygun, uygulama aşamasında yorumlara imkan tanımayan ve hiçbir soru işareti barındırmayan tasarımlar üretmeli, tasarımların uygulama çalışmalarında ise meslektaşları arasında parasal anlamda haksız rekabet yerine kalitede rekabet oluşturmalıdır. Peyzaj Mimarı'nın bir başka görevi ise uluslararası mesleki gelişmeleri takip ederek bu anlamda kendini diğer ülkelerdeki meslek sahiplerine eşdeğer kılacak yenilikçi bilgilerle donatması ve geliştirmesidir. Peyzaj Mimarları Odası, peyzaj tasarım projelerinin üretilmesi aşamalarında bu düzenlemeleri hayata geçirecek altyapıyı oluşturmak, peyzaj mimarlığı mesleği ve meslek hizmetinin etkinliğini, verimliliğini ve gelişimini sürekli kılacak, meslek mensuplarına değişen dünya koşulları, bilimsel - teknolojik gelişmeler ve toplumsal gereksinimler çerçevesinde mesleki formasyonlarını sürekli geliştirme ortamlarını, olanaklarını ve fırsatlarını sunma misyonunu taşımaktadır. Meslek odası piyasada standardizasyon ve eğitim sonrası mesleğin uygulama alanına yönelik sorunlarını çözebildiğinde, peyzaj mimarlığı mesleği daha da güçlenecektir. Bunların gerçekleştirilebilmesi de tüm peyzaj mimarlarının kurumsal çatı altında bir arada ve aynı amaç uğrunda mücadelesi ile mümkün olacaktır.

17 Ekim 2017 Salı

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE EKOLOJİ





KENTSEL DÖNÜŞÜMDE EKOLOJİ

Avrupa kentsel şartında da görüldüğü üzere kentlerde doğal kaynakların korunması, yaşam alanlarının sağlıklaştırılması ve insan-doğa etkileşimine elverişli alanların oluşturulması konuları özellikle vurgulanmıştır. Kentsel dönüşümün başlıca odaklarından biri kent ekosistemi olmalıdır. İnsan, flora, fauna ve tüm çevresel öğeler kent ekosistemini oluşturan dinamiklerdir. Bu dinamikler kendi aralarında olduğu kadar kent ile de etkileşim içindedir. Doğal ekosistemlerin aksine kent ekosisteminde insan faktörü baskın rol oynamaktadır. Kentsel dönüşüm, geçmişte yapılan ekolojik yönden hatalı mekansal planlamanın telafisi için de fırsattır.

Ekolojinin “en uygun çözümü doğa bulmuştur” şeklinde bir kuralı vardır. Doğayı taklit etmek, ekolojik tasarımda başarılı olmanın en etkili yoludur. Eko-yapılar gibi modern ekolojk tasarım modelleri aslında geleneksel mimarinin taklidi niteliğindedir. Günümüzde teknoloji ve sanayinin imkanlarından faydalanılarak oluşturulmaya çalışılan, enerji etkinliği, biyo-konfor ve doğal kaynak koruma hedefleri, aslında geleneksel mimaride doğal yöntemler ile çözülmüş hususlardır. Örneğin, yapı çevresinde ekolojk peyzaj tasarımı ile doğal yöntemler kullanılarak yapıların enerji tüketimi ve ekolojik baskıları azaltılabilmektedir.

EKOLOJİK PEYZAJ TASARIMI

Ekolojik peyzaj tasarımı, kentlerin daha yaşanabilir yerler haline gelmesi, enerji kullanımının minimize edilmesi, minimum kaynak kullanımı ile maksimum fayda elde edilmesi açısından önemli bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Kentsel peyzajın en küçük ölçeği olan yapı ve çevresinde yapılacak ekolojik peyzaj tasarımı, yapıların kent ekosistemi üzerindeki çevre zararlarını tolere edebilir. Örneğin, biyo konforun yapay yollarla sağlanması yerine bitkisel tasarım ile iklim kontrolü sağlanarak klima kullanımı azaltılabilir. Atık sular dönüştürülebilir ve yüzey akış suları ekosisteme kazandırılabilir. Kent bütününde de aynı mantık ile ekolojik çözümler üretilebilir. En başta da bahsettiğim gibi kentsel dönüşüm ancak kentin bütününde ele alındığında ekolojik açıdan başarıya ulaşabilir.

28 Eylül 2017 Perşembe

SONBAHARDA BAHÇE BAKIMI NASIL YAPILIR



SONBAHARDA BAHÇE BAKIMI NASIL YAPILIR?

Sonbahar kendini iyice hissettirmeye başladı.
Kendimizi nasıl ki kışa hazırlıyorsak, bahçelerimizi de kış mevsimine hazırlamamız gerekiyor.
Bu amaçla sizlere sonbaharda bahçe bakımı nasıl yapılır? Kısa bilgiler vermek istedik.

Öncelikle dökülmeye başlamış olan ağaç yaprakları ile diğer bahçe artıklarınızı tırmıkla toparlayıp biriktirmeye başlayın. Atmayın ki, önümüzdeki baharda bahçenizde torf olarak kullanın. Sonbahar yağmuru toprağı iyice tavına getirmeye başladı artık. Yaz çiçekleriniz artık solmuştur, bunları temizlemelisiniz. Toprağı çapalayarak işlemeli ve yapacağınız yeni bitki dikimleri için hazırlamalısınız. Toprak yaz aylarında sıcak nedeniyle iyice sıkışmıştır ki bundan dolayı toprağın iyiden iyiye havalandırılması gerekmektedir.

Sonbaharda yapacağınız dikimler için yerlerinizi hazırlamalı, çukur açmalısınız. Bu dönemler boşalmış olan çiçek saksılarına ve çiçek tarhlarına sonbahar çiçekleri ekmek için en uygun dönemdir. Kışlık çiçek fideleri ve ilkbaharda çiçeklerini açan soğanlı bitkileri de ekebilirsiniz.

Toprağın veriminden endişe duyuyorsanız, organik gübre veya mineral bakımından zengin gübre takviyelerini uygulayabilirsiniz. Bu sayede toprağın bahar aylarına daha verimli girmesini sağlayabilirsiniz.

Çimlendirme yapmak isteyenler için en uygun dönem diyebiliriz. Toprak halen sıcaklığını koruduğundan çimlenme çok daha kolay ve rahat olacaktır. Sulama sıkıntısı yaşamayacağınız bir dönemdeyiz. Mevcut çimlerin düzenleme ve yama işlemleri de bu dönemde rahatlıkla yapılabilir. Sonbaharda bahçe bakımı oldukça önemli bir konudur. Bahçenizde yaptığınız her yenilik ve her dikim yağmurlar zaten yağıyor diye boş bırakılmamalı, sulama ihtiyaçları her daim kontrol edilmelidir.

18 Eylül 2017 Pazartesi

GAZANYA ÇİÇEĞİ

GAZANYA ÇİÇEĞİ

Gazanya çiçeği bazı bölgelerde Koyun GözüHazine Çiçeği olarak da adlandırılır. Bodrum papatyasına benzer, büyük, renk renk çiçekleri olan çok yıllık açık hava süs bitkisidir. Park, bahçe, bordur süslemelerinde kullanılır. Çapı 15 cm. genişliğe kadar büyüyebilen Gazanya çiçekleri turuncu, kızıl, pembe, beyaz, sarı, bronz ve altın renklerinde olur. Bitkinin bileşik çiçek tablasının dilsi çiçekleri, değişik renklerde benekli ve çizgili de olabilir.Bileşikgiller familyasındandır. Adını Yunanlı bitki bilimci Gazan'dan alan bitkinin anayurdu Güney Afrika’dır. 24 doğal ve birçok kültür türü ile günümüzde Dünyanın pek çok yerinde ve ülkemizde de yetiştirilmektedir. Gazanya Çiçeğinin bilimsel adı Gazania’dır. Türüne göre 15-30 cm. kadar boylanabilen, bazı türleri çok yıllık oldukları halde tümüne bir yıllık işlemi uygulanan otsu bitkilerdir.Gazanya Asteraceae (papatyagiller) familyasının Cichorioideae grubundan olduğu için Karahindiba ile benzerlik gösterir. Süs bitkisi olarak yetiştirildikleri yerlerde tohumlarının çevreye yayılmasıyla o bölgelerin doğal bitki örtüsü içinde yayılmışlardır. Gazanya çiçeğinde dal yoktur. Kazık kök tepesinden yapraklanır. Kış mevsiminin aşırı soğuk geçmemesi halinde bütün yıl yapraklı kalır.Kuraklığa dirençli yer örtücü ve bahçe süs bitkisi olarak genellikle güneş gören park ve bahçelerde yaz dönemi süslemelerinde kullanılır. Güneş alan balkonlarda saksı içerisinde de yetiştirebilinir.İlkbahar mevsiminde havalar ısındıktan sonra çiçeklenmeye başlar, sonbahar mevsiminin sonuna kadar çiçekli kalır. Gazanyaların çiçekleri 17.00 ile 09.00 saatleri arasında ve puslu, bulutlu ve güneşsiz havalarda bütün gün kapalı kalır. Çiçekleri solunca, solanlar sap uzantıları ile birlikte kesilip temizlenmesi halinde tekrar çiçeklenir. Tohum almak için sağlıklı olan birkaç solmuş çiçeğinden ayrılması gerekir.Ağır killi olmayan her toprakta yetişir. Toprak seçmez. Torf (Turba) ve benzeri topraklarda Gazanya çiçekleri güçsüz kalır. Gazanya tam gün güneşi sever. Ege ve Akdeniz bölgelerinde yakıcı öğle güneşi almaması halinde daha sağlıklı yetişir. Kuraklığa dayanıklıdır, rüzgardan zarar görmez. Fazla toprak seçmez, ancak kumlu veya suyu tutmayan geçirgen topraklarda iyi yetişir. Bol güneşi sever, öğleden sonra aşırı güneşten korunan, öğleden sonra yarı gölgeli olan yerlerde daha iyi yetişir. Toprağı kurudukça sulanmalıdır. İlkbahar başında ve yaz ortasına doğru olmak üzere toprağını yılda iki defa gübrelemek daha iyi sonuç verir. Devamlı çiçek açtığı için ilkbahar başında ve yaz ortasına doğru yılda iki defa gübre vermek, çiçeği besinsiz bırakmamak açısından gereklidir.

31 Temmuz 2017 Pazartesi

BİTKİ GELİŞİMİNDE KULLANILAN HORMONLAR




BİTKİ GELİŞİMİNDE KULLANILAN HORMONLAR


Bitki büyüme ve gelişmesinde en önemli rol oynayan hormonlardan 5 ana hormon grubu bitki bünyesinde mevcut olduğu yapılan araştırmalarda belirlenmiştir. Bunlar; Oxinler, Sitokininler, Gibberellinler ,Etilen ve ABA’dır. Bitki bünyesinde meydana gelen fizyolojik faaliyetlerin çoğunluğu bu hormonların kontrolü altındadır.
Hormonların etkileri daima bir denge içersinde birbirlerini tamamlayıcı veya bir diğerinin etkisini azaltıcı olarak ortaya çıkar. Günümüzde hormonlardan bitkilerde büyümeyi ve gelişmeyi yönlendirici özellikleri dikkate alınarak çok yönlü yararlanılmaktadır.
Çok sayıda kimyasal madde hormon olmadığı halde hormon olarak adlandırılmakta bu ise kavram kargaşasına neden olmaktadır. Bir bileşiğin hormon olarak nitelendirilebilmesi için ;
-Bitki bünyesinde oluşması,
-Oluştuğu yerden başka bir yere taşınabilir olması,
– Taşındığı yerde değişik yaşam olaylarını yönetmesi ve düzenlenmesi,-Çok düşük konsantrasyonlarda bu etkilerini göstermesi gerekir.
Bitki bünyesinde bulunan bu doğal bileşiklerin yanında bu bileşiklerin kimyasal yapılarına az veya çok benzeyen sentetik bileşiklerde yapılmış ve hormon etkilerinin olup olmadığı araştırılmıştır. Bunlardan birçoğunun bitkide doğal bulunanlardan çok daha aktif oldukları, yani çok daha az kullanıldıklarında benzer etkiler oluşturdukları belirlenmiştir. Bitki bünyesinde bulunmayan bu tip bileşiklerin doğal hormonlarla karıştırılmamaları gerekir. Bitkide mevcut olmadığı halde çok düşük miktarlarda hormon etkisini gösteren bu maddelere sentetik hormon adı verilmektedir. Kavram kargaşasını önlemek amacıyla bitkide hormon etkili tüm maddelere bitki büyüme düzenleyicisi denmektedir.
Hormonlar başlangıçta yalnız tohumların çimlenmesinde, meyve, fidan ve çeliklerin köklendirilmesinde kullanılmıştır. Daha sonra tohumdan hasada kadar geçen devrede verim artışı, ürün kalitesinin yükseltilmesi ve bitkilerin hastalık ve zararlılara karşı dayanıklılığın arttırılması amacıyla ülkemizde ve tüm dünya ülkelerinde kullanılmaya başlanmıştır. Ancak dikkat edilmesi gereken husus diğer kimyasallarda olduğu gibi BGD ‘lerin de yazılı olan tavsiyeye uygun olarak kullanılması gerekmektedir.

19 Haziran 2017 Pazartesi




TERAS BAHÇELER

Son yıllarda kent yaşamının insanlarda oluşturduğu stresin ve yeşil yoksunluğunun çözümü olarak çatı bahçeleri karşımıza çıkar. Çatı bahçelerini binalarınız üzerinde çatılarda, teraslarınızda bir bahçe olarak düşleyebilirsiniz. Çatı bahçelerindeki temel amaç, insanların doğadan kopuk yaşamasının önüne geçmektir. Çünkü giderek kentleşen metropoller insanları doğadan uzaklaştırdıkça doğanın insanlar üzerindeki pozitif etkisinin eksildiğini görmekteyiz.
Bir çatı bahçesinin yapımı sırasında izolasyon sorunu ve çatının yük taşıma kapasitesi dikkate alınarak statik hesapları sağlıklı bir şekilde yapılmalıdır. Bu tip sorunlar aşıldıktan sonra çatılar bir bahçe gibi düşünülerek tasarlanabilir.

Zeminde ya da çoğunlukla zemin seviyesinin üzerinde yer alan düz ya da eğimli mekanlarda doğru tekniklerle yeşil alan düzenlemesi yapılan mekanlara çatı bahçesi veya teras bahçesi denir.

Entansif Çatı Bahçesi;
Geniş alanda ağaç, çalı ve çim ile düzenleme yapılan derin toprak seviyesine ihtiyaç duyulan çatı bahçesi düzenleme türüdür.
Toprak derinliği açısından entansife göre daha az toprak isteği duyulan, daha çok çim, çalı grupları ya da tek-çok yıllık yer örtücü bitkilerle yapılan çatı bahçesi düzenleme türüdür.

7 Haziran 2017 Çarşamba






BİTKİ ZARARLISI: ŞİMŞİR TIRTILI


2008 de ilk olarak iNGİLTERE'de  de görülmüştür...2011 yılına kadar özel bahçelerde görülmesi çok nadirdi.
Çoğu bahçe sever şimşir üzerinde tırtıl gördüğünde paniğe kapılmaktadır....
İlk olarak şimşirin iç kısmındaki yaprak altlarına sarı larvalarını bırakırlar
Yeni oluşan tırtıllar sarı-yeşil renkli olup, siyah bir başa sahiptirler.Eski tırtılların boyu 4 cm’e kadar ulaşmaktadır.
Vücutları boyunca yeşilimsi sarı renge sahip olup siyah çizgilere sahiptirler.
Tırtıllar yaprakları yiyerek beslenir  ve yedikleri alanı beyaz ağımsı bir şekle dönüştürür.
Vermiş olduğu zararı geriye ölüm denilen hastalıkla karıştırılmamalıdır.Mutlaka şimşir’in iç kısımlarına bakıp tırtılı görmek önemlidir
.Başa çıkabilmenin en iyi yolu, Lambda-cyhalothrin ve deltamethrin aktif maddeli insektisitlerin kullanılmasıdır.Uygun dozajda kullanılarak bitkinin her yerini(iç kısmı dahil) sprey şeklinde ilaçlanması gerekmektedir.


19 Nisan 2017 Çarşamba




RULO ÇİM DÖŞEME

Tarlaya ekilen tohumların yeterli oranda büyümesi beklenir. Biçilme işlemi ve bakımı yapılır. Büyüyen çim uygun aletlerle sökülerek rulo haline getirilip tablalara yerleştirilir. Uygulama yapılacak alan düzeltilerek hazır çim serilir ve sulaması , bakımı yapılarak yeni yerinde toprakla bütünleşmesi sağlanır.

Rulo çim, normal çim tohumu ekimine göre daha pratik bir uygulamadır.Hazır çim serildikten 10-15 gün sonra rahatlıkla üzerine basabilinir.

Hazır çim üretim yerinden söküldükten en geç bir gün içinde uygulanmalıdır.Toprak organik madde bakımından zenginleştirilir ve drenajı yapılır.

Hazır çimin düzgün bir alana serilmesi gerekir. Boşlukların yok olması için toprak silinidir ile sıkıştırılır. Hazır çim uygulanacak toprak torf, organik gübre ve yapay gübreler ile zenginleştirilmelidir.

Çim serimi bittikten sonra hafif bir şekilde sulanarak çimin nemlenmesi sağlanır
İki hafta boyunca dinlenmeye bırakılmalıdır.

29 Mart 2017 Çarşamba




YAĞMURLAMA SULAMA



Yağmurlama sulama yöntemi, suyun doğal yağışa benzer bir biçimde toprak yüzeyine serpilmesidir.

Su, toprak yüzeyine basınç ile damlacıkları biçiminde püskürür ve bu sistem meme ve başlıkların yer aldığı borularla gerçekleşir. Bu yönteme "Yağmurlama Sulama" denir. 
En uygun kullanım alanı engebeli arazilerdir. Şiddetli rüzgar alan bölgelerde uygulanması zor bir sistemdir. 
Günümüzde küresel ısınmanın etkisi ile su rezervinin azalması, yağışların yetersiz olması, yeraltı su kaynaklarının düşmesi nedeni ile suyun daha dikkatli kullanılması gerektiğini biliyoruz. Bu yönden yağmurlama sulama yöntemi geniş uygulama alanına yerleşmiştir. 
Bu yöntem hemen hemen tüm bitki türleri için uygundur. Uygun başlık tipi lateral aralıklar seçildiğinde randımanı yüksek bir uygulama türüdür. 

Yağmurlama sulama sistemleri ; yarı ve tam zamanlı olarak çalıştırılabilir...

13 Mart 2017 Pazartesi

OTOMATİK SULAMA SİSTEMLERİ - NİLÜFER PEYZAJ

OTOMATİK SULAMA SİSTEMLERİ ÖNEMİ
Peyzaj alanlarında sulama yöntemleri; topraküstü sistem olarak, bitkiler için damla sulama, çim alanlar için yağmurlama sulama, toprakaltı sistem olarak,  bitkiler için toprakaltı damla sulama yöntemi, çim ve bitkiler için terleme olarak sıralanabilinir.
Elle sulama yöntemi en basit yöntem olarak bilinmektedir. Elle sulama yapılırken sulama miktarı kontrolünün yapılması imkansızdır. Bitkilerin veya çimlerin bazı kısımlarının çok fazla sulanmasına neden olurken, bazı kısımlarında  ihityacı olan suyu yeteri kadar alamamasına neden olmaktadır. Bu durum zamanla köklerde çürümelere, mantar hastalıklarına, renk farlılıklarına, tuzlanmalara yol açmaktadır. Kontrollü ve düzenli sulama yapılması bitki büyüme ve gelişimi için önemli rol oynamaktadır.
Peyzaj alanlarına kurulan sulama sistemleri ;
·       Kontrollü sulama yapılmasında
·       Su ve zaman tasarrufunda
·       Bitkilerin gelişim ve büyümesinde
·       Bitki köklerinde fazla sudan veya yetersiz sulamadan kaynaklı oluşan hastalıkların mücadelesinde
önemli rol oynamaktadır.